Korktuğum başıma gelmişti. Onu kaybetmiştim. Artık yoktu. Anlata anlata bitiremediğim bitmişti. Deniz çekilmişti, güneş solmuştu, yağmur yağmaz olmuştu, mavi, siyaha dönüşmüştü, pembe, sonsuzluğa uçmuştu, gözlerime uzunca siyah perdeler inmişti…    Evet, ölmüştü… Son bir kez daha sarılamadan, öpemeden, “seni ölesiye seviyorum” diyemeden gitmişti. Canım gitmişti…   Saatlerce tabutuna sarıldım, ağladım, “beni de götür” diye yalvardım. [...]
Kaynak : http://blog.dergibi.com/2009/09/01/giden-sevgili-2/“