Ağu
24
2010
0

Diyabetik Çilek Reçeli

Bu haftasonu çilek reçeli yaptık annemle. Alinin de rahatça yiyebileceği diyabetik çilek reçeli. Geçen sene de yapmayı denemiştim ama sonu başarısız olmuştu. Reçeli reçel yapan, kıvamını veren toz şeker, ama onun yerine tatlandırıcı kullanınca normal reçel kıvamını elde etmek zor oluyor.Neye ihtiyacımız var?ayıklanmış ve doğranmış 1 kg çilek4,5 su bardağı toz splenda veya stevya1 çorba kaşığı limonNasıl yapıyoruz?Çilekleri yıkıyoruz, yapraklarını ayırıp, 4 parçaya bölüyoruz. Ben minik çilek bulamadım. O nedenle annemin tavsiyesiyle çilekleri 4e kestim.Kesilen çileklerin büyük çoğunluğunu çelik bir tencereye koyup, üstüne 4 bardak toz splendayı döküp, yarım saat kadar bekliyoruz.Ayırdığımız bir kısım çileği ise blendırdan geçirip, üstüne yarım bardak kalan splendayı döküyoruz. Bunu yapmamızın nedeni toz tatlandırıcının reçeli yeteri kadar ağdalaştıramaması ve suyunu likit bırakması. Hazırladığımız bu ekstra çilek püresi diyabetik reçelimizi daha kıvamlı hale getiriyor.Daha sonra tatlandırıcı ile yarım saat beklettiğimiz püreyi ve çilekleri ayrı tencerelerde kaynatmaya başlıyoruz.Bu sırada reçel kavanozlarımızı iyice yıkayıp hazır hale getiriyoruz. Biz küçük kavanozlar tercih ettik, bunun nedeni de yine tatlandırıcı nedeniyle kıvamı daha sulu kalan reçelin daha kolay bozulmaya yüz tutması. Bu minik kavanozlarla buzdolabında muhafaza edeceğim bu sene reçelleri.Yaklaşık 40 dakika kaynayan reçellerimizin üstünde oluşan köpükleri kaynama sırasında itina ile topluyorz. Bence en sıkıcı kısım burası ama köpükleri reçelde bırakırsak reçel bulanık oluyormuş.Kaynama işini bitirince çilek püresi ile doğranmış çilekleri birbirine karıştırıyoruz. Sonrasında ise bir çorba kaşığı limon suyunu ekliyoruz.Reçel ılınınca kavanozlara doldurup, sıkıca ağızlarını kapatıyoruz. Daha sonra salça yapımındaki gibi kavanozları ters çevirip üstlerini kapatıyoruz.Diyabetik reçelimiz hazır. Dediğim gibi ben bu reçelleri buzdolabında saklamayı öneririm, çünkü normal reçele göre daha çabuk bozulma eğiliminde oluyorlar. Kavanozları da süsledik mi iş tamam. Hadi afiyet olsun :) sıradan yaşamdan, koşturmacalardan, biraz bizden biraz elalemden alalade öylesine yazılar

Kaynak : http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/VBsH/~3/Lz6qSuYGo5U/diyebatik-cilek-receli.html

Yaziyi gonderen in: Diğer |
Ağu
24
2010
0

Ali the Gene Kelly

Evet hazırlandıklarını biliyordum, ama bu kadarını beklemiyordum. Yani sahnede frak giymiş bir Gene Kelly Alisi hiç ama hiç beklemiyordum. Balkabağı olacağım ben demişti, o yüzden hep komik balkabağımı bekledim gösteride. Meğersem o şemsiyesiyle danseden bir yakışıklıymış. Hala etkisindeyim minik broadway kahramanımın…..sıradan yaşamdan, koşturmacalardan, biraz bizden biraz elalemden alalade öylesine yazılar

Kaynak : http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/VBsH/~3/fxUGgBSKbVU/ali-gene-kelly.html

Yaziyi gonderen in: Diğer |
Ağu
24
2010
0

bık bık konuşmaca

Çok gebeyim. Sallana sallana yürümeye başladım. Koca bir göbeğim, çok kalın kollarım var. Ayaklarım bedenimi zor taşıyor. Onlar zorlandıkça, kilolu bir insan olmama sözü veriyorum kendime. İş yerinde koridorda benim geldiğimi gören duvara yanaşıyor. Ordan çözün halimi. Geçen ay mütemadiyen meyve ama sadece meyve yemekten 4 kilo aldım. Doktor hımşırdı, şimdi hıyar yiyerek içimin sönmeyen ateşini dindirmeye çalışıyorum. Hayır sanki bu kadar besin içeriği bilen bir insan olarak, sanki bilmiyorum ne denli karbonhidrat ihtiva ettiğini caaanım salihli kirazının, kıral adana karpuzunun. Bile bile lades benim ki! Ayıp.Bir de bu halde nezle ve boğaz ağrısı çekiyorum yaz ortası. İşe de gelmemeliyim esasen ama sorumluluk duygusu ezer benim gibi oğlak insanlarını. Rahat vermez namussuz.Yavaşım demiş miydim? Sıcak beni iyice yavaşlatıyor. Evde yapılacaklar var, ama itici güç yok. Beden kuvveti olarak Ricoyu kullanıca -kullanmak isteyince- onun ajandasında yer edinebilme mücadelesi var. Yoğun insan…peh! Aslında herşeyi insanın kendisinin halledebilmesi ne müthiş bir lüks farkında mıyız? Allah elden ayaktan düşürmesin lafı işte o nedenle ne süper.Diyabetin balayı fazı dışındaki hallerini yeni yeni öğreniyorum. Daha önce patates kızartmasının etkisini anlayamıyormuşum mesela. Yağ faktörü işin içine girince beden kafayı yiyiyor dostlar. Gerçekten. Yani ben patates kızartması yemiş yatmış bir Aliyi süper bir kan şekeri seviyesi ile yatırıyor olabilirim. Ama gece bir ölçüyorum ki fırlamış şeker. Neden? Çünkü yağ kan şekerini doğrudan yükseltmiyor. Yağ sindirime o kadar geç katılıyor, ve o kadar geç kana karışıyor ki adeta vücudumuzda oyalanıp verebileceği maksimum zararı verip terkediyor. Kimizi terketmiyor. Lop lop yağ oluyoruz. Anladım ki yağlı şeyler yediğinde farklı bir yaklaşımım olmalı. Ayarlarım değişmeli. Kızartmayı her zaman yemiyor Ali, ama ayda bir börgır king, mekdanılds hakkı var.Geçen hafta Aliyle kitapçıda oyalanıyorduk. Bir baktım ki artık eğitim serisi kitaplara beslenme ile alakalı kitaplar katılmış. Hani nasıl çiş ise problem onu anlatır eğitici kitap, aynı türden kirpicik şişman olmak istemiyor, anne, ben obez miyim konulu kitaplar sarmış rafları. Ben diyorum size bu kilo olayı çok arttı çocuklarda diye. Yahu havuz başında yağ bağlamış bir sürü çocuk var. Bizim doktorun muaynehanesi şişko çocuk dolu. 3 çocuktan biri obez olma tehsi altındaymış. Biz daha yedirelim duralım çocukları abur cuburla. Ali diyabet olmasına rağmen her gün götürüyor ikindi kahvaltısında kek, poğaça, kurabiye ve açmaları. Sırf garip hissetmesin kendini diye izin veriyorum. Ama kuzum hangimiz bu kadar karbonhidrat yiyerek büyüdük? Annemin ayda yılda bir günü olacaktı da , oradan iki kek, bir poğaça artacaktı da ben yiyecektim. Ama bu okullar sırf çocuklar bunları kolay tüketiyor diye basıyor bu gıdaları. E bir de bakkal çakkal abur cuburları var. Onları da yiyiyorlar, sonra evde tv, bilgisayar hooop sana şişko çocuk sendromu. Spor dediğin şey kaç çocuğun hayatında var? Reklamlar konusuna girmiyorum bile. . Hadi Ali hareket konusunda şanslı. Akşama kadar parkta, bahçede, ama daha fazla büyüyünce ne olacak? Sistem onu sınava, teste ve ödeve boğacak. Yok yok yanlış giden birçok şeyin sadece bir bacağı bu beslenme. Şu sistemden çıkmaya çalıştıkça iyice içine batıyorum. İnanılmaz gerçekten. Neyse işte biz de sağlıklı beslenmeyi anlatan iki Cemile kitabı alıverdik. Ali beğendi. En azından ayda bir yemesi gerekenler ile arasıra yemesi gerekenleri ayırt edebilmesini sağladı. Kitap diyabete yaradı. Hayır bir de çocuklar acımasız! Geçen gözümle gördüm Alinin sınıfındaki bir kızla nasıl dalga geçti arkadaşları azıcık kilolu diye. Nasıl da güzel bir kız ama hakkaten pek besili. Elinde hep atıştırmalık birşeyler. Bizim zamanımızda şişko demezdik arkadaşımıza, gürbüz felan derdik. Annelerimiz bilmemkimin maşallahı var derdi. Ama şimdi öyle değil walla. Çocuklar çat diye yapıştırıyor lafı. Ah hele o çok bilmiş kız çocukları yok mu? Anasının küçülmüş halleri, çocuk demeye bin şahit lazım. Neyse dağılmayalım..İşte günler kendi iriliğim nedeniyle yapamadığım işler ve balayı dışında seyreden diyabeti anlamakla geçiyor bu ara. Şu öksürük ve akıntım geçince daha süper olacağımı düşünüyorum. Yani hal böylekyen böyle..Hürmetler.sıradan yaşamdan, koşturmacalardan, biraz bizden biraz elalemden alalade öylesine yazılar

Kaynak : http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/VBsH/~3/tV6R-fOebeg/bk-bk-konusmaca.html

Yaziyi gonderen in: Diğer |
Ağu
24
2010
0

Rehavetin Filmi

sıradan yaşamdan, koşturmacalardan, biraz bizden biraz elalemden alalade öylesine yazılar

Kaynak : http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/VBsH/~3/wULqRVaLHLA/rehavetin-filmi.html

Yaziyi gonderen in: Diğer |
Ağu
24
2010
0

Evolution

sıradan yaşamdan, koşturmacalardan, biraz bizden biraz elalemden alalade öylesine yazılar

Kaynak : http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/VBsH/~3/H3KOChQeD3A/evolution.html

Yaziyi gonderen in: Diğer |
Ağu
24
2010
0

müzikli kart

sıradan yaşamdan, koşturmacalardan, biraz bizden biraz elalemden alalade öylesine yazılar

Kaynak : http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/VBsH/~3/UP_WisV8E6Q/muzikli-kart.html

Yaziyi gonderen in: Diğer |
Ağu
24
2010
0

Esss Papapammmmmm

sıradan yaşamdan, koşturmacalardan, biraz bizden biraz elalemden alalade öylesine yazılar

Kaynak : http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/VBsH/~3/PB8P3KqN364/esss-papapammmmmm.html

Yaziyi gonderen in: Diğer |
Ağu
24
2010
0

Hüzün kovan kuşu gelmiş

Bugünlere dair ne anlatmalı ki? Hani sonra dönüp okuyunca hoşa gidecek cinsten bişiler…Ali paşam ananesinin yanına sözde 40 haftalığına göç etti. Zaman mevhumu hala yok. Komik. Her gün  3 öğün telefonda konuşuyoruz. Bu telefonda muhabbet işi 5 yaşıyla gelen bir armağan. Daha evvel tenezzül etmezdi. İfade gücü öyle kuvvetli ki bana çekmediği kesin. Her gün neler yaptığını bir bir anlatıyor. Hem de ne heyecanla.Dedesi teknolojiye iyice adapte olduğu için e-posta, mms ne varsa kullanıp günlük yaşadıklarını bize yolluyor sağolsun. Ali bahçe suluyor, Ali arabaları yıkadı, Ali domates topluyor, Ali kamyonuyla kum taşıyor serileri her an cebimde. Çok hoşuma gidiyor. Eğlendiğinin, meşgalesinin çok olduğunu biliyorum ama belli ki o da bizi çok özlüyor. Ama telefonda bunu hiç mevzu etmiyoruz. Bir etsek dayanamam ben çünkü, ses titrer felan, o da anlar! Aman aman!Kan şekerleri iyi gidiyormuş. Tabi aklım hep o işlerde. Haftaya endo kontrolü var, onu etkilemesin istiyorum oradaki performansın. Annem pek dikkatli, bakalım nasıl bitireceğiz bu haftayı. Pompa işiyle ilgili Eylül başında deneme turuna çıkacağız. Hiçbir şey öngöremiyorum bakalım nasıl geçecek? İçimdeki diğer Hamza iyi herhalde. Haftaya da onunla doktor kontrolünde görüşeceğiz. Artık son ay. Heyecanlanıyoruz karı koca. Meraktayız. Ben iyice şiştim. Hem kilo olarak, hem de ödem olarak. Yaz gebeliği zor işmiş. Bu sıcaklarda inanılmaz ama. Haftanın bazı günleri evden çalışmaya başladım. Keza ayaklarım üstüne basınca acıyor. Hem onca kilo, hem de ödemin etkisiyle. İçtiğim suyun haddi hesabı yok ama Alide de böyle şişmiştim son ayda. Bünye işi herhalde.Genel olarak böyle işte. Pek çok özledim oğlumu. Ama onun dışında iyiyim. En önemlisi dinginim. sıradan yaşamdan, koşturmacalardan, biraz bizden biraz elalemden alalade öylesine yazılar

Kaynak : http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/VBsH/~3/Sd1v9qMFhc4/huzun-kovan-kusu-gelmis.html

Yaziyi gonderen in: Diğer |
Ağu
24
2010
0

write about love

Hani şöyle afilli romantik haller yazabilseydim keşke şuraya ama yok işte, çıkmıyor. Hissiyat durumu hala stabil. Heyecan yer yer yokluyor ama sonra gündelik hayata dönüş, hatta o gündelik hayatın içinde kayboluş…en sinir olduğum şey! Aslında bir yandan  herşeyin iyi gittiğine delalet ama durup biraz düşünmeli, yükselip izlemeli durumu. Önemli zamanlarım bunlar benim.Kendime söz, yaşlandığımda çok bilge bişi olacağım.Pek sevdiğim Belle and Sebastianın yeni singleları write about love bu postu bana yazdırdı, ama ben yine yazamadım. Neyse sevilen bir diğer şarkısı girsin postun fonuna.ama şuraya da mutlak bakılasıradan yaşamdan, koşturmacalardan, biraz bizden biraz elalemden alalade öylesine yazılar

Kaynak : http://feedproxy.google.com/~r/blogspot/VBsH/~3/Tv0Zx2LYRsU/hani-soyle-afilli-romantik-haller.html

Yaziyi gonderen in: Diğer |
Ağu
24
2010
0

Eurovision’da Bu Yıl Ekonomik Kriz Var!

OSLO – Norveç’in başkenti Oslo’da düzenlenen 55. Eurovision Şarkı Yarışmasında Türkiye’yi “We Could Be The Same” parçasıyla temsil edecek olan “Manga” grubu, 27 Mayıs’ta yapılacak ikinci yarı finalde 17. sırada, Telenor Arena kapalı futbol stadında sahneye çıkacak.Norveç’e Salı günü gelmesi beklenen grup, ilk provasını 19 Mayıs tarihinde yapacak.Finalde olduğu gibi, bu yıl ilk kez yarı finallerde de seçim, yarısı SMS, diğer yarısı ülkelerin oluşturduğu jüri oylarıyla yapılacak.Yarışmaya bu yıl, Lüksemburg, Macaristan, Andora, Çek Cumhuriyeti ve San Marino gibi ülkeler ya maddi …

Kaynak : http://www.whowillwinesc.com/eurovisionda-bu-yil-ekonomik-kriz-var/

Yaziyi gonderen in: Diğer |

Tasarim & Uygulama - Internet Center - 2004-2009